07 Aralık 2010

Vaseline Nemlendirici Losyon


by embir

Dün akşam Fikri Mühim'den ilk kargomu aldım (bugünde ikincisi geldi) Araştırma Vaseline Nemlendirici Losyonlarıyla ilgiliydi. İlk uygulamayı sıcağı sıcağına ofiste yaptım. İş arkadaşlarımla ellerimize ve dirseklerimize sürdük. Bir kere kokusu herkes tarafından çok beğenildi. Genel olarak erkekler Vaseline Cocoa Butter Derinlemesine Bakım Vücut Losyonunun kokusunu daha çok beğendiler. Demek ki erkekler çikolata kokusuna bayılıyorlar :) Kadınlar ise Vaseline Essential Moisture Nemlendirici Vücut Losyonunun kokusunu daha çok beğendiler. 

Her iki losyonda hızla deriye nüfus ediyor, teninizi ipek gibi yumuşak ve kaygan yapıyor. Kesinlikle tavsiye edeceğim bir ürün hem kokusu hemde hızlı etkisi ile mükemmel bir krem.

Bu arada paketten bir de kitapçık çıktı. Vaseline hikayesini okuyunca sizlerle de paylaşmak istedim. Uzun yazı sevmeyenler için burası yazının sonu, merak edenler arkamdan gelsin :))

Ama önce cildimizle ilgili biraz bilgi vermek istiyorum. Cildimizin ortalama her 2,5 santimetrekaresinde; 650 ter bezi, 20 kan damarı ve binden fazla sinir ucu bulunur. Cildiniz dokunma hissinizi sağlar, nasıl hissettiğinizi dış dünyayla paylaşmanıza yardımcı olur. Vücudumuzun %70'i sudan oluşmasına rağmen cildimiz su geçirmez bir bariyerdir. Koruyucu kalkan olan cildimiz bizi dış etkenlerden, güneşin zararlı ışınlarından, hastalık ve incinmelerden korur, kendini iyileştirir. Vücut ısımızı sabitler ve 37.5 C derecede kalmasını sağlar. Cildimizdeki 8 milyon hücre 28 günde bir kendini yeniler. Cildimiz toplam ağırlığımızın %15'ini oluşturur. Cildimiz geceleri kendini iki kat daha hızlı yenileyerek bizi yaşam boyu koruyan bir mucizedir. Bu mucizevi organın da kendini yenileyebileceği ortama kavuşması, yaşlanmasının gecikmesi şart. 

Hikayemize gelince; Robert Chesebrough 1859'da Amerika'nın en köklü, varlıklı ve eğitimli ailelerinden birinin oğlu olarak kimya mühendisliği eğitimi aldı. Babasının mesleğini devam ettirmek yerine, petrol kuyularında kimyager olarak çalışmaya karar verdi. Bu nedenle Pennsylvania'ya doğru yola çıktı, amacı petrol kuyularına yatırım yapmaktı. Ancak oraya vardığında onun için bambaşka bir gelecek şekillenmeye başladı. 

İşçilerin balsam diye tarif ettiği ve sondaj aletlerinde kullanılan yapışkan maddenin aynı zamanda işçilerin botlarına da yapıştığı için yavaş çalışmalarına neden olduğunu fark etti. Fakat sebep olduğu bu soruna rağmen, Chesebrough'un dikkatini bambaşka bir şey çekmişti; bu madde aynı zamanda işçilerin vücutlarında oluşan yara, yanık ve kesiklere sürüldüğünde hem daha kısa sürede iyileşmesini sağlıyor hem de havayla temasını engelleyip onları tedavi ediyordu. Bunun üzerine balsamdan bir miktar laboratuvarına götürüp üzerinde aylarca yaptığı testler sonucunda yüzde yüz doğal ve cildin mucizesini koruyan bir ürün keşfetti. 

Chesebrough o dönemin koşullarını düşünerek bu ürünü insanlara nasıl ulaştırabileceğini düşünmeye başladı ve at arabasına yüklediği ücretsiz Vaseline numunelerini bütün New York eyaletinde dağıttı. Sonraki 6 ay içinde on iki ayrı satış ekibini kurdu. Vaseline markasının doğuşu böylelikle başlamış oldu. 1880 yılıyla birlikte Vaseline'in popülaritesi gözle görülür bir artış göstermeye başladı.

Anneler yeni doğan çocuklarının pişiklerini iyileştirmek için kullanırken, çalışma koşullarında soğuya maruz kalanlar ciltlerini nemlendirmek ve rahatlatmak için kullandılar. Kuzey kutbuna ilk gezisini düzenleyen komutan Robert Peary donmamak için yanına bir kavanoz Vaseline aldı. İlk başta tıbbi bir ürün olarak yara ve kesikleri iyileştirmede kullanılmak için geliştirilmiş olsa da kısa zamanda iyileştirici etkisi daha geniş alanlara yayıldı. Çatlamış cilt ve dudakların bakımında kullanıldığı gibi dizanteri ve diğer hastalıklar için de kullanılmaya başlandı. Yaraların iyileşmesinde, yaralarda, ağrılarda, kesiklerde, cilt hastalıklarında iyileştirici etkileri olduğu
konusunda çalışmalar yapıldı. Kullanım alanlarının çokluğu ve iyileştirici unsuru sayesinde Vaseline çok sevilen ve güvenilir bir aile markası haline geldi. 

I. Dünya Savaşı sırasında Vaseline, kurşun yaralarının iyileşmesindeki etken rolünün dışında aynı zamanda askerlerin özellikle gaz saldırılarında aldıkları yanıkların tedavisinde kullanıldı. Antiseptik ve hijyenik koşulların yokluğunda Vaseline sağlık ekiplerinin vazgeçilmesi arasına girdi. 1874 yılında Amerika'da her bir dakikada bir kavanoz Vaseline satıldı. 1929 itibariyle Veseline, İngiltere'deki evlerin %75'ine girmeyi başardı. 2005'te her 39 dakikada, bir küvet dolusu Vaseline dünyanın herhangi bir yerinde satıldı. Her yıl 15 milyon kavanozun üzerinde Vaseline üretildi. Vaseline, şimdi en yeni ürünleriyle bir kez daha Türkiye'deki hanımların karşısında!

2 yorum:

ŞANSLI dedi ki...

Paylaşım için teşekkürler.
Vazelin çok etkili bir krem.Ben eczanede satılanlardan alıyordum.
Hayırlı sabahlar:)

YETENEK-SİZİN dedi ki...

oww ne güzel numuneler, fikrimühim bu konuda beni hep es geçio, bende o yüzden yaşasın denedimbiliyorum diorum:))