22 Ağustos 2009

Tatil Bitti Peki Nereler Keşfedildi-1

Image Hosted by ImageShack.us


Evet tatil bitti, Pazartesi günü işbaşı yapılacak. Aslında izne ayrıldığımız gün Almanya'dan kuzenim ailesi ile birlikte bize gelmişti. İlk gün annemde kaldılar, 2. gün bize geldiler. Daha fazla kalmalarını istedik ama Eskişehir'e dönmeleri gerekiyordu. Bizde tamam dedik tatil sonrası bizde sizi görmeye geliriz.

Onları uğurladıktan sonra nereye gideceğimize karar vermeye çalıştık. Karar vermeye çalıştık diyorum çünkü iznimizi bir hafta öne almıştık ve daha önce planladığımız tatili iptal etmiştik. Kujum Bodrum'a gitmek istediğini söylemişti. Bende tatil araştırmacısı olarak (ne zaman arkadaşlarla tatile gidecek olsak bu görevi bana veriyorlar, en güzel yerleri ben buluyorum) bir etüt yaptım. Bu sefer kujumcum yok ya dedi vazgeçti. Alternatif birşeyler yapalım. Nasıl yani dedim. Orman havası alalım dedi. Hay allah ben kızgın kumlardan serin sulara atlamayı planlıyordum neyse dedim bu sefer onun dediği olsun. Ben karışmıyorum ara bul o zaman dedim.

Sonuçta Yedigöllere gitmeye karar verdik. Ben Mudurdu Sünnet Gölü'ne daha önce gitmiş ve çok memnun olmuştum ama bu sefer yine aynı civarda olan Yedigöllere gidecektik. Kujumcum benim kadar araştırmacı olmadığından biraz zorlandık. Rezervasyon yaptırmak biraz zaman aldı. Çünkü bu işi bir kişi yapıyordu ve adamcağızı yerinde bulamıyorduk. Neyse sonunda cep telini bulduk ve adamcağızı telefonda taciz etmek suretiyle 5 günlük rezervasyonumuzu yaptırdık.

Gece yarısı eşyalarımızı hazırlamaya başladık. Eşyalarımızı diyorum çünkü kalacağımız yerde bungalov kiraladık, yemekleri biz yapacaktık. Bir dünya malzemeyi hazırladık. Sabahtan ofise uğramamız gerekti. Kalacağımız yer Orman İletmelerine ait olduğu için parayı havale yapıp dekontu fakslamak sonrada onay faksı ile giriş yapmak gerekiyordu. Anlayacağınız klasik otel konaklamalarında olmayan bir dünya prosedür vardı.

Neyse çıktık yola, akşama doğru yedigöllere ulaştık. Manzara süperdi. Doğa ile başbaşa bir tatil için daha ne olsun dedik, dedik demesine de hay aksi elektrikler yoktu. Nasıl yani dedik. Elektriği gölden sağlıyorlarmış ve 30 yıllık aletlerin ömrü daha fazla vefa etmemiş :) e kamu olunca da tamiri için bile bir dünya prosedür gerektiğinden yapılamamış ve bunu bize söylememişler. Eskilerden kalma bir lüks verdiler bize bununla aydınlanabileceğimizi söylediler. Halbuki ben çakralarımı açmış, aydınlanmamı daha evvel sağlamıştım :)

Olay bununla da bitmedi zaten, bungalovun içi temizdi ama yinede temizleyeyim dedim bir baktım lavaboda akrep var. Geceyi arabamızda uyuyarak geçirdik :( Off off embir tatil için gelmişti buraya değil mi? Süper bir tatil oldu ama...

Neyse sabah uyanınca aydınlanan gökyüzü ile kendimize geldik. Rezervasyonumuzu iptal ettirmek için 5 kilometre ilerde telefonun çektiği bir yer olduğunu duyunca hemen yürümeye başladık. Öldük bittik ama sonunda 2. günde kalıp diğer günler için rezervasyonumuzu iptal ettirdik. Paramızı henüz alamadık ama olsun...

Elektrikler olmayınca yiyeceklerimizde bozulmaya başlamıştı zaten. Tatilin sonrasında ne yapacağız diye düşünürken tamda telefonla konuşabileceğimiz bir yerdeyken hemen Mudurnu'daki yeri aradık ama şansımıza dolmuştu. Sonra ben bari Amasra'ya gidelim dedim. Kesin konaklayacak bir yer bulurduk. Dahası hafta sonu için arkadaşlarımızda yanımıza gelecekti. Onları da aradık güzergah değişikliğini bildirdik. 3. gün öğlen bungalovu terk ettik. Göllerde bol bol fotoğraf çektik. (Foto çekmeye bile korktuk, şarjı biterse ne yapacaktık) Veeee Yedigöllerden ayrıldık. Sanırım bir daha gitmeyiz. Günü birlik için o yol çekilmez çünkü, konaklama için ise tam bir çile oluyor.

Şimdi fotoğraflardan bahsetmek istiyorum.
1. foto: Topladığım papatyalar
2. foto: Pisagor ağacı, iki ayrı ağaç gökyüzünde birleşmiş, çok ilginçti. Sağdaki ağaç diğerinin içinden geçmiş.
3. foto: Anıt Çam, 500 yaşında, 30 m yüksekliğinde, çevresi ise 550cm, süper birşeydi.
4. foto: Kaldığımız bungalov, asma katınca yataklar var. İçinde buzdolabı, ocak, banyo/wc, sıcak su, mutfak eşyaları, içinde ve bahçesinde şömine vardı. Elektrik olsaydı daha keyifli olabilirdi.
5. foto: Geyiğe benzeyen bir ağaçtı, çok hoşuma gidince aşkımı ilan ettim :)
6. foto: Bungalovun bahçesindeki şömine ve yemek masası

İşte böyle arkadaşlar, Yedigöllerle ilgili birde göl fotoğrafları var. Bir kaçtanesini bir sonraki postumda sizlerle paylaşıcam. Biliyorum çok yazdım ama hani bilginiz olsun (ben ettim sen etme) aynı sorunlarla karşılaşmayın istedim.

7 yorum:

sesiber dedi ki...

ıııı hepsi tamam da akrep olayı işi bozmuş embirim. yazın denize gidilir, kujuna öle söyle, yedigöllere kışın karda gelirsiniz, akrep te üremez, gece mum, lüks ışığı da kışın pek romantik olur. :)

fatma dedi ki...

aslında yedigöller çok güzeldir size kötü şeyler denk gelmiş keşke abanta gitseydiniz oraya yakındı hayırlı ramazanlar

Paşa dedi ki...

selam ben döndüm sen de gelmişsin en azından değişik yer görmüş ve doğayla başbaşa kalmışsın her halde şükret bu arada sanada hayırlı ramazanlar ...

* ஐ * : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : * ஐ * dedi ki...

Yerim aşkını valla ptesi kolay gelsin şekercim öperim

PERİLİ KÖŞK dedi ki...

ooo akrep kısımları tam kabusluk,iyi ki arabanızda uyumuşsnuz,
ne kötü değil mi böyle bir tesisin hali
ve parası ile gelip kalacaklardan aldıkları ah,
işte tam Türk işi diyesi geliyor insanın ,yazık,neyse Amasra kısmı hoşuma gitti ,ben Bartın'da oturuyorum ya sevindim buralara gelmenize....umarım memnun kalmışsındır...

DİLEK dedi ki...

IMMMM AMASRA MI.... DAHA 2 HAFTA ÖNE BENDE ORDAYDIM . BLOĞUMDA RESİMLERİM DE VAR . HARİKA BİR YER İNŞ BEĞENMİŞSNDİR CANIM :))))BANA YAKIN GELMİŞKEN UĞRASAYDIN YA:dd

embir dedi ki...

Ah sesicim dedim ama kime, neyse Meral annem bir daha tatil planını kujumun yapmaması konusunda beni uyardı :)
Bu papatyaların fotosunu çekerken de aklıma sen geldin canım ya. Papatyalar sana gelsin.
Fatmacım Abant iyi olurdu ama kısmetimizde burada akrep görmek varmış :)
Paşacım sende hoşgeldin ve sana da hayırlı ramazanlar canım.
Edacım sağolasın ya, şu yorumları açsanda bizde sana ziyarete gelsek süper olacak.
Perili Köşkcüm Yedigöller macerasından sonra Amasra cennet gibi geldi. Ben zaten Amasra'yı sevmiştim daha bi bayıldım.
Dilekcim sana uğramak aklıma geldi valla, ama yanımızda iki arkadaşımız daha vardı. hal böyle olunca da arasamda görüşmek zor olacak diye sesimi çıkartmadım:(