12 Ağustos 2009

Mardin Yaz Okulu Projesinden Mektup Var

Hani buradaki yazımda bahsettiğim bir proje vardı ya, işte onunla ilgili Bülent Bey'den bir mail aldım ve sizlerle de paylaşmak istedim. Maili aynen yayınlıyorum.

MEKTUPLAR...
1. Yaz Okulumuzda 15 günü geride bıraktık. 5-6 yaş grubunda 25, 7-14 yaş grubunda 125 olmak üzere 150 çocuk için planladığımız çalışmada çocuklarımızın sayısı 280’e ulaştı. 5-6 yaş grubu için yeni sınıflar açmak ve ardından oyuncak toplamaya başlamak zorunda kaldık. İlk günden itibaren sizlerin verdiği destekten güç aldık.

Çocuklarımız için tek bir boyanın, kağıdın,oyuncağın bile önemi var. Mardin Valiliğinin büyük desteği ile her gün çocuklarımıza yiyecek desteği veriyoruz.

Eğitimin, bilimin önemini anlatabilmek için müzeden, fabrikaya,kamu binalarından, havaalanına kadar geziler yapıyoruz,yapacağız ve konuklarımız oluyor. Bugüne kadar arkeolog, gazeteci, trafik polisleri, itfaiyecilerle tanıştılar. Sırada doktor, hemşire, mimar, mühendis, hukukçu, ressam, pilot ve hostesler var. Vali ve Belediye Başkanını da konuk edecekler. Meslek elemanlarının büyük çoğunluğunu kadınlardan seçiyoruz. Ankara’dan gelip onlarla çalışan üniversiteli abla ve abilerine ve Mardin’den katılan gönüllüler de var.

Yaz Okulu başarıyla sürüyor eş zamanlı olarak mahalleleri için de çok yönlü işbirliği ile toplum kalkınması çalışmaları da başladı. Her ev ziyaret ediliyor, sorunlar saptanıyor, çözüm üretilmeye çalışılıyor.

Her evde hayat var diyoruz. Ama bu hayatların büyük bölümü çok zor koşullarda sürdürülüyor.

Gönlünüzün ve sevginizin bizimle birlikte olduğunu biliyoruz. Şimdiden çok yol aldık. Teşekkürümüzü, sevincimizi çocuklarımızla birlikte size iletmek, paylaşmak istedik.

2. İlk giden öğrencilerden AYŞEGÜL'ün duyguları
Çekinerek ve beklentilere nasıl cevap verebileceğimi bile bilmeden düştüm yollara. Gördüm ki boşa düşmemişim yollara, umut dolu gözler, ufku geniş yarınlar, azimli gençler, heyecanlı kalpler tüm korkularımı aldığı gibi,beni umut dolu yarınlara götürdü. Mardin benim için bir rüya,hiç uyanmak istemeyeceğim bir rüya oldu, karşılıksız bir şeyler yapmak gerçekten de harika..Bu güzel yolculuk hala sürmekte,ve ben elimden gelenin en iyisini yapmak için deyim yerindeyse kendimi parçalıyorum.Yaşadığımız acıların ve yerine göre tarifi olmayan duygularımızın,güzel çocuklarım ve aileleri gözünden bakılınca nasılda birer lüks olduğunu anladım.Ne kadar basit şeylerin hayatımda olduğunu ve nelere üzüldüğümü gördüm, Burun kıvırdığım şeylerin,"öteki"leştirdiklerimizin gözünde neler ifade ettiğini fark ettim.Kendimle yüzleştim...Bir gülümsemenin neleri değiştirebileceğine şahit oldum...

Yoksulluk ve yoksunluk kavramlarını bir kez daha anladım... Her evde bir hayat varsa, her çocukta bir hayatmış aslında bunu anladım. Tek derdim çocuklarımın tıpkı diğer çocuklar gibi yüzlerinin biraz daha gülmesi, şartlarının daha iyi olması… Bununla yetinmeli miyiz? Hayır tabii ki,ama tüm olan kötü olaylar bizi üzülmeye sevk etmek yerine,azmetmeye götürsün ve onların bize ne kadar ihtiyaçlarının olduğunu görelim,gösterelim...Harika günler ve anlar geçirdiğim Mardin'den sonsuz sevgi ve selamlar,her şeyin çok güzel olacağını ümit ediyor,ve her çocukta bir hayat var diyorum..Aslında her çocuk başlı başına bir hayat zaten,hem de her şeyleriyle...

3. BU DA BURCU
İlk gün Mardin de çocuklarla buluştuğumda işimin çok zor olduğunu düşündüm. Fakat zaman geçtikte çocukların o kadar da zor olmadığını, onlarla anlaşmanın ve onlara söz dinletmenin o kadar da korkunç bir şey olmadığını anladım. Bunu nasıl anladığımı öğrenmek isterseniz eğer onlara sadece sevgiyle yaklaştım, onların saçlarım da ellerini gezdirmelerine, elimi tutmalarına ve bana dokunmalarına izin verdim. Ne ben onlar için ulaşılmaz oldum nede onlar benim için ulaşılmaz oldular. Onları seven, okşayan birinin olması onlara o kadar haz verdi ki onların bu hazzı yaşamaları bana ayrı bir öğretme sevinci kattı. Onlarla yüreklerimizi birleştirdik. Burada ki çocukların gözlerinde o kadar sıcak bir gülüş var ki bu sıcacık gülüşle dünyalarında ki bütün karanlıkları ışıtmaya yeter. Yeter ki gözlerinde ki o sıcak gülüşü görebilelim ve bu sıcacık gülüşü karşılıksız bırakmayalım.

Bazı zamanlarda ev görüşmeleri yaptık. Çocukların aileleri ile konuştuk çoğu zaman da dertleştik. Bazen onların buğulu gözlerine baktık hüzünlendik bazen de onların gözlerinde ki kaderlerinin değişebileceği düşüncesinin verdiği mutluluğun ışıltısına şahit olduk. Onlar için çok küçük bir değişim bile çok önemli. Biz birbirimizin canının içi olduk. Bunu onların ağzından duymak kadar güzel bir duygu yok. Belki değişemez dedikleri Muhtar’ın oğlu Tahir bile insanlara sevgiyle yaklaşmayı, insanları sevmeyi, onlara teşekkür etmeyi, özür dilemeyi öğrendi. Burada ki çocukların gözlerinde ki ışıltıyı yüreğimin tam ortasında hissediyorum.

Bana “sen benim canımın taaaa içisin öğretmenim” diyen kardeşlerimi seviyorum, saç telimi saklamak ve baktıkça beni hatırlamak isteyen kardeşlerimi seviyorum. Siz de benim canımın içisinizzzzzzz…

BENİM BU DUYGULARI YAŞAMAMA OLANAK SAĞLAYAN VE BU PROJE DE EMEĞİ OLAN HERKESE ÇOK TEŞEKKÜR EDERİMMM…..
Burcu DİKTAŞ


Yazımı yayınlamadan Bülent Bey'den de gelen bir maili eklemek istedim.

Bilmenizi istiyorumki 150 çocukla başlaması planlanan yaz okulu bugün 330 çocuktu ve kullandıkları tüm eğitim araç gereçlerini,oyuncakları siz gönderdiniz. Valilik büyük destek veriyor. Küçük yaş grubuna iki klima aldık.Üçüncüsü de geldi.Çocuklarda inanılmaz olumlu-hızlı gelişmeler var. Bu sevince sizlerde ortaksınız.Hala malzeme ve bağış geliyor ve bizim buna gereksinmemiz var. Oyuncak,kırtasiye, temizlik malzemesi,diş fırçası,müzik aleti. Bisiklet bile geldi.Mahallede de çalışıyoruz. Güç koşullarda çok yurttaşımız var.Yaz okulu bitmeyecek..Kalıcı işler için adım atıyoruz. Çocuk bahçesi kurmalıyız.Aklınıza gelen öneri var mı?Bıkmazsanız yzmaya ve iletmeye devam edeceğiz. Siz de lütfen duyurun.

Hepinize tekrar teşekkürler. .
Tüm Mardin ekibi, gönüllüleri adına Sevgiler Bülent İLİK

4 yorum:

owl dedi ki...

Gerçekten harika birşey yapmışsınız, sizi kutluyorum. Orada olup sizinle bu duyguları paylaşmayı çok isterdim ben.

ada ve deniz dedi ki...

ne kadar güzel. O 330 çocuğun yaşadığı mutluluktan daha güzel birşey olacağını sanmıyorum. Ne mutlu sana embir. Böyle güzel bir olaya ortaklık etmişsin

ebrulikedi dedi ki...

embir bu yazıyı okuyunca nasıl mutlu oldum anlatamam.daha dün kargomuz gitti mi.yaz okulu bitti mi acaba diye merak edip konuşmuştuk eşimle.bu yazının çıktısını alıp kargoyu göndermeme yardımcı olan arkadaşlarıma da okutacağım.

orgucuoyuncakcınine dedi ki...

NASIL GÜZEL ŞEYLER YAPIYORSUNUZ VAR OLUN,ÇOK DUYGULANDIM.HADİ KIZLARA OYUNCAK ÖRMESİNİ ÖĞRETELİM,ANNELERİ GİBİ BECERİKLİDİR ONLAR HEM ÖRSÜNLER HEM OYNASINLAR.İPLİKLERİNİ,ELYAFINI BÜTÜN MALZEMELERİ BİZ GÖNDERELİM BEN GÖNÜLLÜYÜM SİZ ÖNDER OLUN.HEPSİNE ÖRMEK İSTERDİM AMA BAŞ EDEMEM KENDİLERİ YARATSINLAR KARDEŞLERİNE OYUNCAKLAR ÖRSÜNLER EMİNİM GÖRSELER KENDİLERİ DAHA DA GÜZELLERİNİ YAPARLAR.SEVGİLER.