Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde, develer berber iken eski hamam içinde bir embir varmış. Annelerine birşeyler ördürmeye bayılırmış. Embir'in annesi herşeyi örer ama şapka örmesini bilmezmiş, aslında denese kesin harika şapkalar öreceğinden eminmiş embir. Neyse embir'in annesi kendisi yapamayınca bir komşusuna rica etmiş, komşu komşu huuu benim kızım pembeyi moru çok seviyor, ben ona mor mor atkılar, mor mor eldivenler ördüm sende şu mor iple kızcağzıma bir şapka örer misin? demiş. Ama şöyle yandan sarksın üzerinde de çiçeği olsun demeyi ihmal etmemiş.Komşusu da almış ipleri, şapkayı örmeye başlar. Kızcağızı annesini ziyarete gidinceye kadar komşusu şapkayı bitirmiş ve hediye yerine tam zamanında ulaşmış. Sonra da kızcağızı şapkasını uyuyan ve uyurken horlayan ayıcığının başına takmış, yanına da henüz uyandığını hiç görmediği zuzusunu da alıp fotoğraflarını çekmiş. Sonra da düşünmüş ve demiş ki; birde benim başımda görsünler şapkayı, kujummmm hu hu birkaç tane foto mu çeker misin? Kujusu da çekerim ama yüzünü gösterme demiş. Embir'de tamam sen çek ben yüzünü göstermem demiş. Sonra fotoğrafları derleyip toplamış cici şapkasını arkadaşlarına göstermek için burada yayınlamış.
Hikayenin sonu :))

