

Yaklaşık 8 yıl önce bir iş arkadaşımın hediye ettiği ahşap ev vardı. Bir süre iş yerinde bunu kullanmıştım. Bacasına bir kalem ve çekmecesine de ataç, iğne falan koyuyordum. Daha sonra onu masamdan kaldırmıştım ve uzun yıllar öylece beklemeye başlamıştı. Birde annemin fincan aaskısı vardı ki onun da altı kırılmıştı. Bir gün aklıma bu ikili birleştirme fikri geldi. Bu fikirde zamansızlık sebebiyle bir hayli bekledikten sonra geçen gün
marifet çerçevemi yaparken haydi onlarıda işlevsel hale getireyim dedi. Ahşap evi üç kat akrilik boya ile boyadım. Ahşapta oymalar vardı, bu kısımları farklı renklerle boyadım, ayrıca her cepheyide yine farklı farklı boyadım. Daha sonra çerçevemle beraber onları sprey vernikle cilaladım. Takı askımın alt tarafı tamamlanmış oldu.
Sırada metal olan askı kısmı vardı ki boyadığım ahşaba uygun olması gerekiyordu. Elime kurdelalarımı aldım ve önce gövdesini kurdelayı sarmaya başladığım yerden yapıştırdıktan sonra sıkıca dolayarak sonunu yine yapıştırarak tamamladım. Ardından askı bölümlerini de kurdela ile sıkıca aynı şekilde sardım. Askıların içinin boş olmasını çok sevdim, böylece küpeleri de bol bol asabilirim :)
Askının başında plastikten bir top vardı ve o da güzel gözükmüyordu. Bende o top kısmı beyaz kurdela ile sardım, üzerine motif aparatı ile yaptığım çiçeği sanki şapkaymış gibi yapıştırdım. Asetat kalemi ile de yüz çizdim. Askının alt kısmını sakız yapıştırıcıyla kapladım ve evin bacasından içeri soktum. Aslında sakız yapıştırıcı olmasa da olurdu ama bu şekilde askı daha da uzun oluyor ve uzun kolyelerim yere değmeden durabilecek. İşte bu şekilde bir takı askısı yaptım. Henüz
takılarımı üzerine asmadığım için boş şekilde fotoladım.