embir
Sanırım çeşme suyu içen pek kalmadı. Hepimiz suyu damacana ile alıyoruz. Ben küçükken cam damacanalar vardı Ankara’da. Cam damacananın dışında da yarısına kadar yeşil bir plastik olurdu. Su arabası gelince büyükler su kovalarını alıp kamyonun yanına giderdi. Sucular onu bizim götürdüğümüz kovalara dökerdi. Daha sonra o cam damacanaları sırtlayıp kapıya kadar hizmet getirmeye başlamışlardı derken artık bir alo ile kapımıza geliyor ama o camlarının yerini plastik damacanalar aldı..
Sizde kokoşluktan hoşlanıyor ve damacananızın görünmesini sevmiyorsanız bu süslü kılıflardan yapabilirsiniz. Çocuğunuzun kullanmadığı bir oyuncağı damacana kılıfına dikmeniz bile süslemek için yeterli olacaktır.
Siz bu satırları okurken ben Afyon’a doğru ilerliyor olacağım. Şimdilik benden bu kadar, haydi kalın sağlıcakla…