
Her 10 Kasım'da kelimeler kifayetsiz kalıyor :( Cümleler boğazımda düğümleniyor. Hep keşke o yaşasaydı diyorum. O zaman ülkemiz böyle olmazdı. Halbuki, ATAM "Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kafidir" dememiş miydi? Kaçımız Ulu önderi anlayabiliyoruz? Kaçımız onun ülkemiz, haklımız için oluşturduğu ilkeler doğrultusunda ilerliyoruz? Sorgulamaya kalkınca soru çok ama çözüm üreten uygulayan kaç kişi var? Zaten bu bir kaç kişi ile olabilecek bir şey mi? ...
Her 10 Kasım'da bize ezberletilen şu şiir ile huzurlarınızdan ayrılıyorum.
Uzun uzun kavaklar,
Dökülüyor yapraklar,
Ben Atama doymadım,
Doysun kara topraklar.
