24 Kasım 2009

Kitap Ayracım ve Evlilik Yıldönümümüz / Bookmarker

Image Hosted by ImageShack.us

by embir

Bu kitap ayraçlarını da etiketlerle birlikte yapmıştım ama kaydettiğim yerin linkini bulamadım :( bulur bulmaz ekleyeceğim. Araştırmalarım devam ediyor. Sertifika kağıdına aynı şekli yanyana basıp ikiye katladım. Prit ile yapıştırdım ve işlem tamamdır.

Ayracın en iyi tarafı ise okuduğunuz kitabı not edebilirsiniz. (Yazıyı gece hazırlıyorum ve tv de hayalet sevgili filmi var, ne yazdığımı pek bilemedim, kusuruma bakmayın)

Bugün bizim evlilik yıldönümümüz. 24 Kasım 2007'de kujumla evlendik. Dün akşam kujumda yuvasına döndü. Neredeyse 2 haftadır şehir dışındaydı. Uzun süre ayrı kalmak iyi olmuyor.... Geçen sene evlilik yıldönümümüzde Kıbrıs'a gitmem gerekmişti. Bu sene ise akşam katılmam gereken bir tiyatro oyunu var. (işimle ilgili, bir komisyonda üyeyim ve tiyatro oyununu izleyip değerlendirmemiz gerekiyor) Yani ben kendimle ilgili özel günlerimi nedense gününde kutlayamıyorum :(

Offf offf ben gidip çalışayım bari... Haydi kalın sağlıcakla.

23 Kasım 2009

etiketlerim oldu

Image Hosted by ImageShack.us

by embir

Herkese mutlu ve huzurlu bir hafta diliyorum. Bu hafta kısa sürecek yaşasın bayram tatili :)) Gerçi benim için oldukça yoğun bir hafta olacak. Bu sebeple yazımı pazar akşamından hazırlayım dedim.

Konumuza dönecek olursak bu etiketleri evdeki kavanozların vb üzerine yapıştırmak için hazırladım. Henüz zamansızlık sebebiyle istediğimi yapamadım ama kavanozlarımı etiketlemek istiyorum.

Sizde yapmak isterseniz çiçekli etiketler için buraya, yuvarlak etiketler içinde buraya bakabilirsiniz. Ben hazır etiket kağıtlarını kullandım ama dilerseniz A4 kağıdına çıktı alıp kavanoza prit ile yapıştırabilirsiniz. Etiketin üzerine de ne olduğunuz yazdığınızda işlem tamamdır.

Yazarken aklıma geldi. Mesela ayakkabı kutularına da yapıştırıp hangi ayakkabı olduğunu etikete yazabilirsiniz. Başka başka kutuları kaplıyoruz ve içinde craft malzemelerimizi muhafaza ediyoruz ya işte o kutularımızı da etiketleyebiliriz. Uygulamak için yapmanız gereken tek şey çıktı almak haydi bakalım.

22 Kasım 2009

Meral Annemden Lila Pelerin

Image Hosted by ImageShack.us

By embir

Bu güzel pelerin Meral annemin hediyesi. Aslında geçen sene örmüştü ama yayınlamak bugüne kısmet oldu. Rengine ayrı bayıldım modeline ayrı. Yakası çok şirin duruyor, hele ponponları süper değil mi? Nasıl örüldüğünü bilemiyorum ama örnek olabilir diye yakın fotolarını çektim. Fotoları gece çekmiştim ışıktan rengi tam belli olmamış ama pırıltılı lila rengi, bunu çok sevdim. Annelerimden gelen başka güzelliklerde var. Onları da yakında yayınlayacağım.

Teşekkürler Meral annecim, emeğinize sağlık. Kocaman öpüyorum sizi...

21 Kasım 2009

KAZ

Burada genelde bana gelen mailleri yayınlamaya başladım ama yakın zamanda bloğumda değişiklik yapmayı düşünüyorum. Aşağdaki yazı da bana gelen bir mailden aynen yayınlıyorum.

Son dönemlerin en güzel yazısı... kim kaleme aldıysa eline yüreğine sağlık…


Ben dürüst, hiç kanuni suç işlememiş, vergisini muntazam ödeyen, trafik kuralları dâhil her türlü kanun ve kurala uyan bir vatandaşım. Bir şahsa hakaretim bile yoktur... Ama başkaları tecavüz ediyor, alkollü araba kullanıp sakat bırakıyor, insan öldürüyor, hırsızlık yapıyor v.s... ben onları vergimle hapishanede besliyorum ve çıktıklarında da mutlaka onlara iş veriyorum, ayrıca aramıza alıyorum ki tekrar tecavüz etsinler, sakat bıraksınlar, öldürsünler.

Ben de düşünüyorum, akıl ediyorum ve sistemde yanlışlar buluyorum. Sivil Toplum Kuruluşlarıyla çalışıyorum, yazıyorum, oy veriyorum... Ama başkaları bölüyor, dağa çıkıyor, bomba atıyor, ağlamayana meme yok diye kırıyor, döküyor ve öldürmeye devam ediyor... Ben onların maaşını ödüyorum, liderlerini besliyorum ve kardeşlerimi öldürdüğü için affetmeye zorlanıyorum.

Ben tek çocuk sahibiyim. Doğuramadığım için değil. Sevgimi, ilgimi, bilgimi ve maddi gücümü en iyi şekilde bu insana yatırıp, onu onlarca insana bedel, akıllı, manevi değerler üretebilen ve yaşatabilen, kutsal sisteme saygılı bir insan yapmak istediğim için... Ama başkaları 10’larca çocuk dünyaya getiriyor. Korunamadıkları için değil. Sayısal üstünlük sağlamak için. Sevmiyorlar, ilgilenmiyorlar. O çocuk dağa çıkıyor, o çocuk kapkaç yapıyor, o çocuk tinerci oluyor, o çocuk okumadığı için özgür olamıyor ağasına maraba oluyor ya da bakamadıkları için dedesi yaşındaki birisine 13 yaşında satılıyor ve 14 yaşında oda doğurmaya başlıyor... Sonra benden o insanlara merhamet duymamı ve benden alınan vergileri onları beslemeye yetmediği için ayrıca çocuklarını okutmamı istiyorlar. Ben marabaların kızlarını okutayım ki ağaları kendi kızlarına kilolarca altın takılan 40 gün 40 gece düğünler yapabilsin. Evlerini ısıtıyorlar benim vergilerimle ya da kim bilir o kömürleri satıp sigara parası yapıyorlar. Oysa ben bu kış zamlı doğalgazı nasıl ödeyeceğimi düşünüyorum. Onlar 10’ar 10’ar doğurduğu için işsiz kalıyorlar ve batıdaki fabrikaları doğuya taşımaya zorluyorlar. Öyle ya merhamet etmek lazım. Batıdakiler işsiz kalsa da olur malum onların sesi çıkmaz. Oysa toprak reformu, aşiretleri çözmek kimsenin işine gelmiyor. Çünkü oy için 10 000 insanı ikna etmek kolay değildir ama ağasını ikna etmek kolaydır.

Ben daha maaşımı almadan vergim kesiliyor... Ama başkaları vergi ödemiyor ve sık sık affediliyor. Benim maaşım belli. Ama stadyumda sünnet düğünü yapanın geliri nasılsa belli değil. Oysa biz evlendiğimizde düğün bile yapamadık.

Biz evlendiğimizde alacağımız mobilyalarla doğaya zarar vermişizdir endişesi ile nikâha gelen herkese şeker yerine yüzlerce ağaç fidanı dağıttık, doğadan aldığımızı doğaya geri verelim diye... Ama başkaları ormanı yakıp yerine ev yaptılar, sattılar, kiraladılar, zengin oldular ve 2B ile affoldular.

Benim babam ev alabilmek için 12 sene aynı işçi parkası ve pençeli ayakkabısı ile gezdi Çok şükür şimdi evleri var… Ama başkalarının babası devletin arazisi üzerine gecekondu yaptı şimdi müteahhite sattı ve bir sitede 60 dairesi var.

Ben dişimi fırçalarken suyu devamlı kapatıyorum. Meyve yıkadığım suyla balkonu yıkıyorum… v.s. Malum suyu israf etmeyeceğiz ya... Ama başkaları golf sahaları yapıp çimleri için tonlarca su kullanıyor. Ya da bir yerlerden kaçak kullanıp para vermiyorlar.

Ben bakanımızın da tavsiyesine uyarak saçımı havluyla kuruluyorum. Ayrıca Maliye bakanımızın kızına katkısı olsun diye evlerimizi tasarruflu ampullerle donatıyoruz. A+ makinelerimiz var... Ama başkaları kaçak elektrik kullanıyor ve faturalarını ben ödüyorum.

Ben sağlık sigortamı istemesem bile ödüyorum... ama başkaları yeşil kartla gidip benim paramla muayene oluyorlar. Gerçekten ihtiyacı olana son kuruşuna kadar helal olsun. Ama bu ülkede kaç milyon yeşil kartlı var? Kaçı hak ediyor?

Ben sabrediyorum, bir yaratıcının var olduğuna bunların bir imtihan olduğuna inanıyorum. Ben doğru yol, iyi iş (salih amel) den hedef ne olursa hiç bir gerekçe ile (cihad, takiye..vs) her ne olursa olsun taviz vermiyorum......Ama onlar takiye diyor, cihad diyor, bu daha iyi diyor, uyduruyor, dinimi bölüyor, kullanıyor.

Vergimle bakılan camide, vergimle beslenen imamın arkasında başım açık olduğu için namaz kılamıyorum. Oysa sadece Yaratıcının çağrısına uyup bir iman eden olarak Cuma namazlarında kardeşlerimle sorunlarımı paylaşmak istiyorum... Ama onlardan bazıları ritüel (adet) diyor, bazıları günah diyor, ellerinde başörtüleri ile gelip cami kapısında bekleyip bizi riyaya zorluyor, kendilerinde bizi camiden atma yetkisi olduğunu söylüyorlar. Yetkilerini Memur oldukları hükümetten alıyorlar, demek hükümet öyle istemiş diyorum. Rabbim istemez çünkü biliyorum Ama çok şükür onun bana şah damarımdan daha yakın olduğunu, camide olmadığını da biliyorum....Yinede keşke demekten kendimi alamıyorum.

Öyle uzunki bu liste... biliyorum uzun yazıları okumayı sevmiyorsunuz. Her türlü adaletsizliğe rağmen doğru bildiğim yoldan asla dönmeyeceğim. Çok sevdiğim bir fıkra ile bitireyim.

Adamın biri dünyada hiç kimseye bir kötülük yapmamış, her türlü kurala uymuş, içmemiş, zina yapmamış, uyuşturucu kullanmamış, kimseyi pataklamamış. Neyse bir gün ölmüş büyük bir sevinç ve beklenti ile sorgu meleğinin önüne gelmiş melek sormuş: içmemişsin

Adam: evet

Melek: Kimseye el bile kaldırmamışsın

Adam: evet

Melek: Kendi karından başkasına yan gözle bile bakmamışsın

Adam: evet

Onlarca sorudan sonra sorgu meleği yanındaki meleğe dönerek: bir çift kanat getirin

Adam heyecanla: Melek oluyorum değil mi?

Melek: hayır kaz oluyorsun

Fıkradır ama doğruyu söylemek gerekirse korkum kaz olmaktır.

Bakalım Ne Yapmışım:))

Image Hosted by ImageShack.us

by embir

Herkese Merhabalarrrr,

Bir kaç gündür yoktum, işlerim çok yoğundu, anneme gittim, sonra kuzenlerim geldi falan filan derken ancak şimdi yazabiliyorum. Kendimi de iyi hissetmiyorum. Üzerimde bir ağırlık var. Birşeyler yapayım diyorum ama pinekleme moduna geçtim, yapamıyorum.

Konumuza gelecek olursak bunu birkaç gün önce yaptım. Yani bir kaç gün önce banyomu temizlerken saç boyalarının plastik eldivenlerini koydukları şeffaf yumurta kaplardan elime geçti. (amma da uzun bir tanımlama oldu:)) Aslında bu kutucukları seyahate giderken minik küpelerimi koymak için kullanıyorum.

İşte o kutunun birisini aldım elime, tealightımı yaktım bir toplu iğneyi mumun ateşine ısıtıp ısıtıp plastik kabın etrafını deldim. Ortasına açtığım delikten kurdelayı geçirdim ve içine lavanta doldurup kapağını da yapıştırdım. Etrafına peligom sürüp kırmızı simimden döktüm. İşte bu kadar. Banyomu mis gibi kokutan lavanta kutucuğum oldu:))

18 Kasım 2009

Bilezikli Çanta Yaptım

Image Hosted by ImageShack.us

Aslında bu çantayı yapalı bir iki hafta oldu ama yayınlamayı unutmuşum:(

Kumaş çok eskiden kalma bir parçaydı diye anımsıyorum. Sanırım Vildan ablam bu kumaştan anneme etek diktirmişti. Kenarından artan minik parça da benim işimi görmeye yetti zaten.

Dikdörtgen bir kumaş ile çalıştım. İçini de başka bir kumaşla astarladım. Daha dolgun dursun diye içine mause ped koyacaktım ama sakladığım mouse pedi bulamadım (bu fikri bir arkadaşım paylaşmıştı ama şimdi adını anımsayamadım, bana yazarsa ismini eklemek isterim) Bende içine iki adet asetat kağıdını koydum. Dibinden tutturdum ki kaymasın. Kağıt çanta ile aynı boyda olmadı tabi. Üstten kıvrılacak bir çanta olduğundan kıvrım yerine kadar olan kısma bunu yerleştirdim.

Hikmet teyzenin verdiği yeşil halatımsı kurdelemsi (bunun adı ne yahu) kordonu diktim. Ha tabi üst kısmına da fermuarını diktim. Sonra yine yeşil kordondan bir parça kesip Amasra'dan aldığım ahşap bileziklerden birisinin içinden geçirip çantanın kenarına diktim.

Sonuç olarak ortaya böyle bir çanta çıktı. Biraz toplama malzeme ile yapıldı :))

17 Kasım 2009

Ayça'dan Hediyeler

Image Hosted by ImageShack.us


Bu güzel çantayı canım arkadaşım Ayça yaptı. Her hafta bu ve farklı hediyeler sizin olabilir. Nasıl mı? İşte böyle...

Tiroid Papiller Ca: Tanı ve Ameliyat Sürecim

Merhaba, Burada olduğuna göre sanırım biraz kaygılısın. Ya kendin ya da çevrende sevdiğin, değer verdiğin bir insan için şu an da korku ve e...