30 Mart 2009

Zuzulu Notluk Yaptım Hem de Magnetliiiii :)

İşte bu benim yeni notluğum. Hani buzdolabında malzeme bitince bir yere yazıp alışverişe giderken onu almak daha doğru olur ya işte ben bunu bir türlü yapamıyordum. Bir notluğum olsunda yazayım dedim. Eee tabi olmuşken de biraz süslü olmasında bir sakınca görmedim :) Bunu geçen hafta yapmıştım ama fotoları ofis bilgisayarımda unutunca ekleyemedim. Bugüne kısmetmiş. Nasıl yaptığıma gelince;

Polardan bir kare kestim. Bunun büyüklüğünü de evdeki post-itime göre ayarladım. Yine polardan zuzumun başını ve ayaklarını hazırladım. Kınnap ipi ile ayak ve kuyruğunu hazırlayıp peligom ile yapıltırdım. 0.80lik tel ile askımı yaptım (keşke siyah tel alsaymışım daha cici olur muş) Keçeden çiçekler yaptım. İki tane askı için polar kestim uçlarına eskiden kalma çiçekli düğmelerimi diktim. Hepsini birbirine ekledikten sonra yukarıda da göreceğiniz üzere büyükçe bir plastik mıknatısı arkasına yapıştırdım.

Askısından kalemi geçirip bu şekilde kullanıyoruz ama ben bu kalemi göstermelik olarak koydum. Daha süslü bir kalem kullanacağıma emin olabilirsiniz.

Not defteri için post-it kullanmamın sebebi ise kağıt biterse yerine aynı boyda bulmam çok kolay olacak. Kağıt yapışkanlı olduğu için poları tutmasında da bir sorun yaşamadım. Bakalım zuzumu sizlerde beğenecek misiniz?

Bu arada yapılmayı bekleyen çalışmaların hala bekliyor :) Onları yarım bıraktım ama yerlerine daha cici işler yaptım. Yakında sizlerle onları da paylaşıcam.

27 Mart 2009

Keçe Toplarımı Süsledim

Öncelikle hastalığım sırasında yorumları ile beni yalnız bırakmayan değerleri dostlarıma teşekkürü bir borç bilirim (aman seçimlere katılıyorum sanmayın ama etkilenmişim demek ki)

Bu yazıyı sabah erken saatte hazırlamaya başladım ama işler o kadar yoğundu ki mesai bitiminde eklediğim tek şeyin fotosu olduğunu gördüm :))

Keçe seven birisi olarak ilk denemem olan ıslak keçeleme çalışmamı biraz daha ilerletip ıslak keçeleme ile kuru keçeleme tekniklerini birleştirdim. Buradaki yazımda ıslak keçelemeyi nasıl yapabileceğinizi anlatmıştım. Orada bileziğimden artan keçe toplarıma (sonradan mavi ve turuncu renkte aldım) aldığım keçe iğnesi ile minik darbeler yapıp farklı renklerde benekler ekledim. Bir diğerini spiral şeklinde sardım bir tanesi ise benek ve daire birleşimi bir şekil oldu :))

Bunu yapmak için aslında keçe iğnesi ve fırçası almanız gerekiyor ama fiyatları bana pahalı geldi (iğne 15-35 tl arası keçe iğneşleme fırçası 15-35 tl arasında satılıyor) Bende cimrilik yapıp sadece keçe iğnesinden aldım. Toplar zaten kalın olduğu için iğneyi batırırken altına geçmiyor. Bir parça keçe alıp elimde yuvarladım ve keçe topun üzerine koyup iğnesi ile didik didik didikledim :) Arada parmağımda iğnelerden nasibini aldı tabi :)

Bu toplardan çanta süsü mü yapsam acaba? Ne dersiniz? Anahtarlık da olabilir ya da daha farklı fikri olan varsa lütfen bana yazında onca emek verdim değerlendireyim :)

26 Mart 2009

Belladia'nın Süper Keçe Çalışmaları

Belladia severek takip ettiğim yaratıcı bir arkadaş. El emeği ile yaptığı çalışmalardan bir kaç tanesini buraya taşıyorum. Diğerleri için burayı ziyaret edebilirsiniz.

Menekşeler canlı gibi duruyor, baykuşta benlikmiş yani pembe pembe :))

22 Mart 2009

Embir'de Son Durum

Merhaba arkadaşlar,

Havalardaki ani ısı değişikliği beni de hasta yaptı. Battaniyenin altında başımı bir o kanepeye, bir o koltuğa koyarak iyileşmeyi beklemekteyim.

Bu hafta sonundan beri ne sizleri ziyarete gelebildim ne de yorumlara cevap verebildim. Yarın işe gitmem gerekiyor, işler de bu aralar çok yoğun izin alabilecek durumda değilim. Kısacası iyice dinlenmem gerekiyor.

Yakında yine eski enerjimle aranızda olucam. Kısa süreliğine hoşçakalın.

Embir

18 Mart 2009

Lakap Mimi

Ayçacım yani çaça beni mimlemiş :)) Mimimizin konusu size takılan lakaplar.

Efendim ben minicikken rahmetli babannem beni ebişşşşş tatlı yemiş diye severmiş.

Burada anlattığım olay sonrasında bana güzel emine demeye başladılar. Klasik lakabım ise emoş olmuştur.

Sanırım ortaokula gidiyordum apartmanızda ki çocukların yaşları da birbirine çok yakındı herkes bir başkasına bir lakap buluyordu. Bir arkadaşım da bana embirly demişti, sonra onu kısaltıp embir yaptılar ki ailem bile bana embir der. Ceplerinde bile embir diye kayıtlıyımdır. Emine denirse duymam embir diye seslenirler beni çağırdıklarını anlarım :))

Verdiğim eğitimlerde enerjimin hiç bitmemesi sebebiyle bana duracell demeye başladılar. Hala da derler :))

Kujum yani eşimde bana kujum der. İlk bloğumun adı da ondan kujular olmuştu :))

İşte böyle. Bir mim maceramızda burada son bulurken bende birilerini mimleyim diyorum.

Sesiber
Sibel-la
Dilek Yiğit
Örgüknit
Gamzeli Anne
Htc (Hatice)
Bir Beyaz Mendil

17 Mart 2009

Keçe Toplarımda Varan-1

Evet işte nihayet tamamladığım bir çalışmam. Önceden hazırladığım keçe toplarımla bileklik yaptım. Aslında bir de anahtarlık süsü yaptım, onu da sizlerle paylaşacağım.

Yapılışını da kısaca anlatayım. Nako'nun keçelerinden aldım. Salonumda otururken (rahatıma da pek düşkünümdür) toplarımı hazırladım :) Bir kabın içine ılık su koydum yanıma da sabun aldım (arap sabunu diyolar ama ben dove kullandım arap sabunum yoktu sonuçta iyi oldu) Keçe top yapılışı için bir parça keçenin ortasına düğüm atıp yuvarlayın diye yazıyordu ama ben o şekilde başarılı olamadım. Keçeden bir parça koparıp elimle yuvarladım, azıcık ıslatıp sabunla yuvarlayıp şekil vermeye devam ettim. Çok bastırmayın, topunuza sevgi ve şefkat gösterin :))

Sonrasında topumu ılık su dolu kabın içine daldırıp iyice köpükten arınmasını sağladım. Bir havlunun üzerinde kalorifer peteğine koyarak kuruttum.

Bilekliği yapmak için yorgan iğnesine mumlu ipimi geçirdim. Topları sırayla geçirip sonuna halka taktım, diğer ucuna da klipsimi takarak tamamladım.

Maalesef bu şeklini çok beğenmedim, bunu değiştirir miyim bilemedim ama bir daha ki sefere daha da küçük toplar yapıp birleştirme işini kurdela ile yapacağım.

16 Mart 2009

Keçe Toplarım

Image Hosted by ImageShack.us
Üç renk olarak aldığım keçelerimi denemek için sabun ve su kullanarak keçe toplar yaptım. Sanırım bu toplardan kolye, bileklik belki anahtarlık falan yapıcam. Henüz karar vermedim ama devam eden işlerim arasına bunları da ekliyorum. Bakalım sonuç ne olacak:))

15 Mart 2009

Bu şişe ne olacak + Mim

Bu görmüş olduğunuz şişeden birşey yapmaya karar verdim ama daha önce burada yazdığım karar neticesinde işe başlarken bir fotosunu çekip sizinle paylaşmak istedim. Mutfaktan biten şişeyi aldım hemen oracıkta fotosunu çekeyim dedim. Bu sırada daha önce evimin sevdiğim köşesi ile ilgili mimi yapamadığımı hatırladım. E ben bu köşeyi de seviyorum o zaman bir taşla iki kuş vurayım dedim :)))

Burası benim mutfak penceremin önü, genelde mumlar, çiçekler, eğlenceli şeylerimi buraya yerleştirdim. Elma, portakal ve limon ile birbirine yeni kavuşmuş aşıklar mum oluyor. Dudak şeklindeki kumbara, çeşitli yerlerden aldığım ya da bana hediye edilen objeler var. O şişe ise orada durmuyor elbette.

Şişe Kıbrıstan kujumun siparişi üzerine alıp içini boşalttığımız bir içeçek şişesiydi. Şimdi bunu birşey yapmak istedim. Ne olduğunu bitince göreceksiniz. Umarım güzel birşey olur. Haydi kalın sağlıcakla...

Keçeden Hayvancıklar

Uzun zamandır eski bloğum kujulara bakmamıştım. Oraya da hala yorumlar geliyor, arada kontrol ediyorum. İşte kujularda neler yayınlamışım diye bakarken keçe ya da polardan hazırlanabilecek bu çalışmaları buldum. Asıl kaynak ise burası

Daha önce 10marifette de yayınladığım bu çalışmaları hazır keçe ile iyice haşır neşir olmuşken buraya da taşıyayım dedim. Sanırım o horozlu anahtarlıklardan yapıcam. Yaparsam embir'de sizlerle paylaşırım.

Hoşgeldin Deniz Bebek


Perşembe günü arkadaşımın bebeği dünyaya geldi. Öncelikle hoşgeldin Deniz bebek diyorum. Hastaneye ziyarete gittik, kızımız maşallah pek tatlıydı. Bu sevimli şekerleri de ananesi hazırlamış.

Genelde örgüden olan şekerler için patik yapılır. Bu sefer yelek örülmüş. Tek parçadan hazırlanmış, içinde de tülü, şekeri ve nazar boncuğu vardı. Tülü yeleğin boyun kısmından yukarı doğru çıkartmışlar ama ben eve gelince baktım şekere yok dedim tül aşağıda olursa etek gibi durur. Hemen şeklini değiştirdim. Bence tül aşağı doğru olunca daha şirin oldu.

Bebek bekleyen arkadaşlar varsa örnek olması için sizlerle paylaşmak istedim.

14 Mart 2009

Bir Fotoğraf Mimi Hatta Daha Fazlası

Sevgili Ayça beni mimlemiş ve çektiğim bir fotoğraf ve fotoğrafla ilgili anımı yazmamı istemiş. Aslında ben fotoğraflı mimleri yapmıyorum. Bilgisayarım değiştikçe eskileri cd ya da dvd ye yazıyorum bende zaten fotoğraf çekme ve çektirme hastalığı olduğundan cdlerim bir hayli fazla :)) Sonuçta istenilen fotoları bulmakta zorlanıyorum.

Neyse işte bu mimi nasıl yapıcam derken aklıma flashımda kayıtlı fotolarım geldi. Aslında sol üstteki fotoyu sizlerle paylaşacaktım ama haydi dedim birkaç tane daha seçeyim. Fotoğrafları Pakistan'da çekmiştim. Anısına gelince;

Efendim Pakitan'da görev yaptığım sürede Ramazan Bayramını da orada geçirmiştim. Bayramda da her yer kapalı ne yapsak nereye gitsek derken bir arkadaşımız şu an adını hatırlayamadığım bir şehirde Hindistan-Pakistan sınırında bayrak töreni olduğunu söyledi. Arkadaşlarla haydi gidelim görelim dedik. Bindik arabaya başka bir şehre uzunca bir yolculuk yaptık.

Sağolsun görevliler çok ilgilendiler. Tören yapılacak alanda bizleri protokol olan bir yere oturttular. Protokol dediğime bakmayın deri koltuklar falan değil mermerden yere oturuyorsunuz :)) Üstte ortadaki fotoğraf sınır kapısı oluyor. Neyse biz oturduk bir arkadaşım beni karşı tarafa çağırdı. Karşıya geçince bir baktım bizim oturduğumuz yerin üst kısmı kadınlar için ayrılmış cıvıl cıvıl renkte giysileriyle Pakistanlı hanımlar. Karşımızda ise, beyaz, gri ve kremimsi renkli giysileriyle Pakistanlı erkekler.

Askerler 2 metre boyunda başlarında yelpaze gibi şapkaları olanlar. Törenden önce onlarla da foto çektirmiştim. Nerde kalmıştık hah tören, tören çok değişikti. Askerlerin başındaki komutanları aaaaaaaaaaa diye bağırıyor sonra askerler sert hareketlerle ve kocaman adımlarla tören alanının çevresinde turluyorlardı. Ayaklarını o kadar büyük ve yukarı kaldırıyorlarki her adım atışlarında ayakları şapkalarına değiyordu :))

İşte oradan beğendiğim bazı kareler. Bu mimi de paylaşmak isteyen tüm arkadaşlarıma gönderiyorum.

13 Mart 2009

Embir ve Kujusu Puzzle Yapıyor

Arkadaşlar aldığım bir karar neticesinde bundan sonra bazı çalışmalarıma başlarken sizlerle paylaşıp uzun süren işlerde gelişim aşamalarını, kısa sürede tamamlanacak çalışmalarda ise bitmiş halini sizlerle paylaşacağım. (Özelikle yabancı bloglarda görüyorum kadın bir kazak örüyor bir yıl boyunca örgünün gelişim aşamalarını paylaşıyor, korkmayın ben o kadar uzun uzun bir paylaşıma girmem ama canım çekti denemek istedim)

Bu anlamda ilk çalışmam kujumla hafta sonu aldığımız ve dün yapmak için masamızı işgal etmesini sağladığımız bir puzzle. Çocukluğumuzu saymazsak bu bizim ilk puzzle denememiz olacak. İşe puzzle renklerine göre ayırarak başladık. Kenarlara gelecek parçaları ayırdık ve dış çerçevesi tamamladık. Sonra da çok yorulduk ve bıraktık. Bakalım ne zaman tamamlanacak :)))

12 Mart 2009

Harika Mutfaklar

Bunun salon olduğunu düşünüyorsanız kesinlikle yanılıyorsunuz. Bu harika, hatta şahane mekan bir mutfak. Benim minik mutfağımı düşününce bu saray gibi gerçekten. Dolap, tezgah, yemek masası herşeyiyle müthiş buldum. Bu mutfak ve diğerleri için buraya bakabilirsiniz.

Ben Döndümmmmm

Evet arkadaşlar Antalya'dan döndüm. Hava Ankara'ya göre çok daha sıcaktı, hatta havuza giren güneşlenen bir dünya turist vardı. Çok şükür güneşe hasret bir ülke değiliz. Üzerimizde hırka varken yanımızda bikinili insanlar görmek değişik bir durum :))

Bu taşlar ne ola ki diyorsanız elim boş dönmeyim dedim, bir gün sahilde yürüyüş yaparken hoşuma giden taşları topladım, valize koydum. Eve gelince renk uyumuna göre üst üste koydum, peligom ile yapıştırdım. İlk başta taşlar büyük peligom bunları yapıştırmayacak galiba derken bir gün bekledim ki evet yapışmış. Verniklersem daha da parlak olur diye düşünüyorum. Benden son haberler böyle işte.

07 Mart 2009

Taş Boyamalara Devam

Taş boyama işi çok hoşuma gitti, haydi biraz daha boyama yapayım dedim. Bir taşı araba şeklinde boyadım. Bir diğerini yani kuzu olanı taş farem gibi kafasına taş yapıştırarak yaptım. Sürahi ve bardak olanI ambalaj kağıdından kesip dekopaj tutkalı ile, kalpli olanI ise peçeteden yine dekopaj tutkalı ile yaptım. Bunlarda henüz verniklenmediler. Bir kaç tane daha değişik modeller hazırlamak istiyorum.

Yarın sabah Antalya'ya gidiyorum, kısa bir süre burada olamayacağım. Salı ya da çarşamba günü dönücem o zamana kadar hoşçakalın.

Şimdiden hepimizin kadınlar gününü kutluyorum. Kadın aklı kadın haklı :)

06 Mart 2009

Taştan Fare Yaptım


Hep taş boyamak istiyordum ama düne kadar buna zaman ayıramamıştım. Ramazan Bayramı için gittiğimiz tatilde bir dünya topladığım taşları yıkayıp kurutup beklemeye almıştım. Sonunda haydi dedim boyamaya başlayayım bunları. İki tane taşımı fare yaptım.

Bunları yapmak kolay aslında öncelikle bir büyük ve bir minicik taşı aldım. Küçük olanı burun yaptım. Peligomla yapıştırdım. Siyah asetat kalemi ile göz, bıyık ve kuyruk yaptım. Beyaz akrilik boya ile dişlerini yaptım. İşte bu kadar. Aslında verniklemem de gerekiyor ama evde yapınca boğulacak gibi oluyoruz, bu sebeple gündüz balkonda yapmak için bekletiyorum.

Birkaç tane daha taş boyama yaptım, onları da daha sonra sizlerle paylaşacağım.

Bebekli Eldivenlerim

Bunlar yeni eldivenlerim Meral annemin hediyesi. Bana ördüğü pembe boyunlukla takım olması için mağazada görünce bu tam embirlik diye hemen almış. Görünce bir çığlık attım. İşte buuuuu dedim.

Burada paylaşmamın sebebi belki sizlere de fikir verir, eldivenlerinizi bu şekilde süslerseniz diye düşünmemden kaynaklanıyor. Teşekkürler annecim.

04 Mart 2009

Şapkalı Magnetlerim ve Magnetleri Nasıl Temin Ediyoruz

Bunlarda kitap ayracı yaparken aklıma gelen bir çalışma. Tek kat olarak çalıştığım keçeleri şapka şeklinde kestim ve arkalarına plastik mıknatıs yapıştırarak magnetimi tamamladım.

Peki magnetlerimi nereden temin ediyorum. Önceleri pizzacı, tüpçü gibi işyerlerinin reklam için verdiği magnetleri kullanıyordum ama başkasına bağımlı olarak iş yapmak hoşuma gitmediği için tabaka halinde satılan mıknatıslardan almak istedim.

Ankara'da yaşayan arkadaşlar için tabaka halinde plastik mıknatıs bulabilecekleri adres; Ulus Posta Caddesinde yukarı doğru çıkarken sağ tarafta bir iş hanı vardı (ismini hatırlayamıyorum) bu iş merkezinin alt katında merdivenlerden inince sağ köşede minik bir hırdavatçı. Metresi 23 lira ama biraz indirim yapıyorlar. Aslında Ulus heykel civarında kırtasiyelerde olduğunu duymuştum ama gidip aradım ben oradaki kırtasiyelerde bulamadım. Belki çevrenizdeki hırdavatçılarda da bulabilirsiniz.

03 Mart 2009

Geri Dönüşüm Kutum

Elimde boyanmayı bekleyen birçok konserve kutusu, kavanoz vs var. Bu aralar boyalarımı elime alıp gönlümce boyamak istiyorum ama nedense vakit bulamıyorum. Eee boş durmak olmaz, kutular birikmeye başladı en iyisi ben bunu kumaşla kaplayım dedim.

Sonuçta artık materyal çalışması olacaksa tam olsun diye düşündüm ve giymediğim bluzumu kestim, biten konserve kutumun içini ve dışını elyafla kapladım. Böylece kutunun kenarlarının kazara el kesmesini engelledim. Yapıştırma işlemi için her zaman olduğu gibi peligom kullandım. Son olarak kutunun bir kısmına takı yapımından kalan boncuklarımı yapıştırdım.


Daha önce yaptığım kutu kolajına da bakabilirsiniz.

01 Mart 2009

Korsan Şapkalı Kitap Ayracım

Hep kendime kitap ayracı yapmayım dedim geçen hafta sonu kujum için de bir kitap ayracı yapmaya karar verdim. Ama şapka nasıl olsun da erkeksi birşey olsun diye düşünürken aklıma korsan şapkası geldi.

Şöyle bir şapka çizdim ama yok yeterli olmadı. Bununda süslenmesi gerekiyordu bende kurukafa yapayım dedim. Beyaz keçeden kurukafa yapıp asetat kalemi ile boyadım. O sırada misafirimiz olan kujumun kardeşi Murat tek gözüne maske yapalım dedi, bu şekilde şapkamız tamamlandı. Bu durumda şapka da Murat'a hediye olarak verildi. Daha kujuma ve abime de yapıcam ama vakit bulamadım.